Mar 8
Eskiden…
ESKİDEN
Çember çevrilir,
Su musluktan içilir,
Ağaçlara tırmanılırdı
Bebekler bezden,
Silahlar tahtadan,
Resimler kömür karasından yapılırdı
Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin
İsimleri konulur,
Saatli maarif okunurdu
Komşuda pişen
Bize
Bizde pişen komşuya düşerdi
Geceler ayaz,
Sokaklar karanlık,
Yıldızlar parlak olurdu
Turşu, salça, mantı
Evde yapılır,
Karpuz kuyuda soğutulurdu
Devamı..
Mar 7
Bağlanmayacaksın…
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…
Can YÜCEL…
Yorum yapılmamışMar 5
Suna KIRAÇ’ tan…
Aralarındaki anlaşma şuydu.Kavga ettikleri zaman kim kendini haksız görürse, ötekini arayacak ve kedi diliyle konuşacaktı.
Yani ona “Mırr” diyecek ve barışacaklardı.
Birbirlerini çok seviyorlardı.
Her seven gibi ara sıra münakaşaları, gerginlikleri oluyordu.
Ama her defasında bu “Mırrlama” harikulade bir maymuncuk gibi bütün gerginlikleri açıyor, işler yoluna giriyordu.
Evliliklerinin altın parolası buydu.
Küçük bir kedi “Mırrlaması”…
Kendi deyişleriyle, “Böylece aralarındaki gerginlik yumuşatılıyor, normal hayata dönüyorlardı”.
Yorum yapılmamışMar 5
İnsanoğlu…
9 ay 10 güne kadar ağlamaz.
10 yaşına kadar sevimli yaramaz.
20 yaşında gençliğinin kıymetini anlamaz.
30 yaşında yaşar ama parası olmaz.
40 yaşında anlar ki parasız olmaz.
50 yaşında yolun yarısı kaygılanmaz.
60 yaşında sağı solu belli olmaz.
70 yaşında pek işe yaramaz.
80 yaşında duymaz anlamaz.
90 yaşına kadar muht…emelen yaşamaz.
100 yaşında tarih olur unutulmaz…